Blog, Faydalı Bilgiler, Ofis Dekorasyonu

Ergonomik Sandalye Alırken Dikkat Edilecekler: 5 Teknik Kriter

162 inegol image.jpg

Sabah sekizde oturduğunuz koltuktan akşam beşte kalktığınızda belinizde veya boynunuzda hissettiğiniz o ince sızı, yanlış mobilya seçiminin faturasıdır. Ekran başında geçirilen uzun mesailer, omurga sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Doğru donanıma sahip bir çalışma koltuğu bulmak için yüzeydeki tasarımdan çok, iskeletin altındaki mekanik altyapıya odaklanmalısınız.

Piyasada birbirine benzeyen yüzlerce model arasından seçim yaparken, ergonomik sandalye alırken dikkat edilecekler listemizi kalıcı bir satın alma rehberi olarak kullanabilirsiniz.

1. Senkronize Hareket Mekanizması

Sırtınızı geriye yasladığınızda oturağın da aynı açıyla havaya kalkması, bacaklarınızdaki kan dolaşımını keser. Nitelikli bir ofis koltuğunda senkronize mekanizma bulunmalıdır. Bu mühendislik harikası sistem, sırt kısmı 2 derece geriye yattığında oturak kısmının sadece 1 derece eğilmesini sağlar.

Böylece ayaklarınız yerden kesilmez ve uyluk bölgenize binen baskı sıfıra iner.

2. Amortisör Sınıfı ve Taşıma Kapasitesi

Satın aldığınız koltuğun birkaç ay içinde üzerine oturduğunuzda kendi kendine aşağı inmeye başlaması, düşük sınıf amortisör kullanımının en net kanıtıdır. Standart ofis mobilyalarında genellikle maliyeti düşürmek için Class 2 veya Class 3 amortisörler kullanılır. Uzun ömürlü ve yoğun kullanıma uygun bir donanım arıyorsanız, aradığınız parça Class 4 amortisör sistemidir.

Class 4 sistemler 150 kilograma kadar ağırlığı sorunsuz taşır, sert oturmalarda mekanizmaya binen şoku emer ve yıllar boyu milimetrik yükseklik ayarı yapmanıza olanak tanır.

3. Dökme Sünger Dansitesi (Yoğunluk)

Koltuğun ilk denemede çok yumuşak gelmesi, onun uzun vadede rahat olacağı anlamına gelmez. Ucuz modellerde kullanılan kesilmiş blok süngerler zamanla ezilerek formunu kaybeder ve pelvis kemiğiniz doğrudan sert plastiğe veya ahşaba temas etmeye başlar.

Oturak kısmında minimum 55-60 DNS (dansite) yoğunluğunda poliüretan enjeksiyon dökme sünger kullanılan modeller tercih edilmelidir.

Poliüretan dökme süngerler, tıpkı otomobil koltuklarında olduğu gibi on binlerce oturup kalkma hareketinden sonra bile ilk günkü form direncini korur.

4. Oturma Derinliği ve Kızak Sistemi

Her bireyin bacak uzunluğu birbirinden farklıdır. Standart bir sandalyeye tam oturduğunuzda, diz kapağınızın arkası ile minderin ucu arasında yaklaşık 3-4 parmaklık bir boşluk kalmalıdır. Eğer minder diz arkasına baskı yapıyorsa alt bacaklara giden kan akışı yavaşlar, uyuşma başlar.

Bunu önlemek için oturma derinliği manuel olarak ayarlanabilen, kızaklı oturak sistemine sahip sandalyeleri değerlendirmelisiniz. Bu özellik sayesinde koltuğun minderini ileri geri kaydırarak kendi bacak boyunuza göre optimize edebilirsiniz.

5. Zemin Türüne Uygun Tekerlek Seçimi

Zemin çizilmeleri ve ofis içinde hareket ederken çıkan o rahatsız edici takırtı sesleri, tekerlek uyumsuzluğundan kaynaklanır. Ofisinizde parke, epoksi veya fayans gibi sert bir zemin varsa, poliüretan kaplı (silikon bazlı) yumuşak tekerlekler kullanılmalıdır. Halı kaplı çalışma alanlarında ise sürtünmeyi azaltmak için sert plastik tekerlekler daha pürüzsüz bir hareket imkanı sunar.

Personel sağlığını koruyan, BIFMA mekanik testlerini başarıyla geçmiş ve doğru postürü destekleyen çalışma koltukları, kurumsal verimliliğin temel taşıdır. Yeni ofis projelerinizde veya yenileme süreçlerinizde uzun ömürlü kullanım sunan modellere kaleofis.com üzerinden ulaşabilir; mekanınızın mimari diline en uygun Çalışma ve Toplantı Masaları ile kusursuz uyum sağlayacak seçenekleri güvenle inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir